Sihirbazın Hikayesi

Sihirbazın Hikayesi

Nasrettin Hoca bir gün karısına fındık almak istemiş, çünkü karısı ona fındıklı olan ve çok sevdiği bir tatlıyı yapacakmış.Hoca bir kavanoz fındık aldıktan sonra tatlıyı beklemenin verdiği mutlulukla elini kavanozun içine daldırmış ve bir eliyle alabileceği en fazla fındığı avuçlamış.Fakat elini kavanozdan çıkarmak istediğinde, elinin sıkıştığını görmüş. Ne kadar zorladı ve çevirdiyse de elini kavanozdan kurtaramamış. Normalde yapmayacağı şeyleri yapmış, ağlamış, inlemiş ve söylenmiş. Fakat hiçbir şeyin faydası olmamış. Hatta karısının kavanozu alıp bütün gücüyle çekmesi de fayda vermemiş. Hocanın eli kavanozun ağzında sıkışıp kalmış. Yeni birkaç girişimden sonra komşuları yardıma çağırmışlar. Herkes önünde oynanan bu oyunu büyük bir dikkatle izlemiş. Komşulardan birisi soruna şöyle bir göz atmış ve hocaya bu olayın nasıl olduğunu sormuş. Acıklı bir ses ve çaresizlik inlemeleriyle  hoca olayı anlatmış. Komşusu, “Söylediklerimi aynen yaparsan sana yardım ederim,” demiş.

Hoca cevap vermiş: “Beni bu berbat kavanozdan kurtarabilirsen, söz veriyorum, söylediğin herşeyi yapacağım.”

Bunun üzerine adam, “O zaman kolunu kavanozun içine iyice sok,” demiş. Elini kurtarmak isterken iyice içine sokması isteği hocaya biraz garip gelmiş, yine de söyleneni yapmış.

Komşu devam etmiş: “Şimdi elini aç ve tuttuğun fındıkları bırak.” Bu istek hocayı çok üzmüş. Bu fındıkları en sevdiği yemek için istediği halde bırakmak zorundaymış.

İsteksizce kendisine yardım eden komşusunun söylediğini yapmış. Adam daha sonra da , “Elini kapa ve yavaşça kavanozdan çıkar,” demiş.

Hoca söyleneni yine yapmış, elini kapamış ve kolayca kavanozdan çıkarmış. Fakat o kadar mutlu olmamış. “Elim şimdi serbest, ama fındıklar nerede?” diye söylenmiş. Tam bu sırada komşusu kavanozu almış, yan yatırmış ve hocanın istediği kadar fındığı çıkartmış. Hoca gözleri faltaşı gibi açık, ağzı da hayretle açılmış bir şekilde seyretmiş ve “Sen bir sihirbazsın,” demiş.

Psikoterapiyi ve psikoterapi sürecini daha iyi anlatan bir hikaye/mesel olamazdı sanırım.  Kişinin problem karşısındaki tepkileri, probleme çarpık bir şekilde değerlendirişi ve terapiyi biraz güvensiz biraz da dirençle karşılayışı.

Dikkatle okuyanlar için bu hikayede çıkarılacak birçok ders vardır.

Comments are closed.